Ağustosun son günleriydi ; İlk defa gözyaşları ile karşılaştı Ve ilk defa o ağlıyor diye gülüyordu diğerleri Evet artık o da vardı bu lanet olası dünyada Ağlıyordu ilk defa üzerine bir şeyler giydirilirken İlk adımında , ilk defa konuşurken de ağlıyordu Şimdi inadına yaşaması lazımdı Yaşayarak yaşlanması gerekti Büyüdü koca adam oldu ama büyürken de ağlıyordu Tıpkı her gülüüşünde ağladığı gibi Yaşadı her şeyi doya doya Aslında o gözyaşları ile gelmişti bu dünyaya Alışkındı o tuzlu tada dudaklarını her içine çekişinde dudaklarında başka bir tat olduğunda ürperirdi nedeni bilmediği bir sebepten Yaşadı doya doya aşkıda ızdırabıda Ve gün geldi o da ayrıldı aramızdan tıpkı geldiği gibi gitti ağlayarak Haykırdı bütün dünyaya gözyaşları ile ama duymadı kimse Duyanda duymamazlıktan geldi Tıpkı doğduğu gibi gene gözü yaşlı öldü. O şimdi 26 yaşında ama uzun zaman önce umutları, hayalleri, e güzele dair içindeki bütün umutları ile öldü....